Peşimen Gel ekibi tekrardan yollarda;

Doğu Ekspresi ; Onlar için evlerine, köylerine yuvalarına giden toplu taşıma aracı iken şimdi günümüz de tüm merak eden gezginlerin mutlaka gidin diyerek önerdiği Ekspres “DOĞU EKSPRESİ”

Ankara’da toplandık bizde arkadaşlarım Esra ve Seher ile… Aylar önce aldık yataklı vagon biletimizi. Malum trend olduğu için yer yok. Her neyse böylece  Ankara garındayız. Tabi heyecan dorukta… Gar’da çalışma vardı, otobüsler ile transfer edildik Kırklareli tren istasyonuna… Sanki ilk kez tren görmüş görgüzsüzler gibi bizde özentili tüm hallerimiz ile gördüğümüz görsellerdeki gibi milyonlarca fotoğraf çektirdik. Hatta tren kalkmaya yakın başka gruplarla gerildik Van Ekspresi tabelası ben tutacağım sen tutacaksın diye…  Teee Allahım işte insanız.  Amaç bir kare fotoğraf değil mi?
Sonra vagona yerleşme hallerimiz… Beklenti düşük olunca verilen her şey bizim için çok değerli o anda. Devlet Demir Yolları’nın emektarı 27 yıllık memuru Necati Bey bizleri hem inceliyor hem de havlu kızlar, nevresimleriniz , sonra meyve suyu, çikolatalarınız tek tek teslim etti… Veee 26 saat sürecek olan yolculuğumuz böyle başladı…

Önce herkes gibi bizde kaldığımız vagonumuzu süsledik püsledik, ışıklar ekledik…

Bir süre sonra yemekli vagona geçerek bir masada oturduk…

Çay, kahve derken Devlet Demir Yolları personelleri ile başladık sohbete.  Bizim dışımızda öyle çok sohbet edenlerde yok hani…

Zaman uzun tabi… Yataklı vagonlardan harika ışıklar,  süslenmiş sofralar ve eğlenen bolca fotolar çeken insanlar varken , diğer tarafı peki trenin… Ya diğer vagonlar dedik Seher’le o anda… Göz göze geldiğimiz anda yapalım dedik… Çünkü az önce arka masamıza Kamil çocuk gelmişti… Kamil henüz 8 yaşındaydı, babası ile yerleştiler usulca.  Bizde çekirdek çitliyoruz. O an sorduk hemen; Kamil’e dönüp yer misin sende evlat?
Evlat kabul etmedi, hayır bile diyemedi…  Anadolu’mun hangi köyüne gidecekti ki acaba. Nasıl güzeldi gözler… Dedik ”Kamil sen yemezsen baban yer, biz bırakalım da masaya.”  Bir de ne görelim Kamil hepsini yemişti… O an işte yerimizden kalktık Seher’le ve soluğu kafeterya sorumlumuz Harun Bey’in yanında aldık… Dedik doldur sepeti. Hazırdık artık… İçinde bir sürü yiyecek ile olan sepetimizle diğer vagonlarda ki çocukları (hikayeleri) görmeye… Seher ve Esra ile çıktık bir sepet yiyecekle vardık gördük diğer vagonları… Vagonlarda yurdumun gerçeği…  Gerçek Anadolu anaları, bebeler, çocuklar, engelli yurttaşlar… Dağıttık tüm vagonlarda çocuklara istedikleri ikramı…  Size bir şey söyleyeyim mi?  Hayatınızda kendinizi gerçekten iyi hissetmek istiyorsanız mutlu edin… Sonra kocaman mutlulukla döndük yemekli vagona. Elimizde olan ve trene gelirken getirdiğimiz tüm ikramları da herkesle bölüştük. Artık uyku zamanı idi… Vagonumuzu süslediğimiz ışıklar bozulmuştu. Esra nasıl üzgün… Hemen Necati abimiz yetişti; ”Durun çocuklarım bakayım ben.” yaptı da sağolsun.

ve gece ışıklarımız ile tren aldı yolunu en uç Anadolu köylerine doğru…  Gece 03;40 civarı bir köyde durduk ki sormayın…  O tenha dağların içinde 10/15 hane ışığı cok uzaklarda görünen köy… Trenden bir aile indi…  Buz gibi o kapkaranlık geceye… Karları yara yara el fenerleri ile yürüyorlardı… İşte son yılların modası Doğu Ekspresi aslında o köylerine gidenlerin aracı… Bizler de eşlik ediyoruz, evet ancak sıkışıp kalmasak o vagonların içinde… Yediğimizi içtiğimizi ikram etsek o köylerden köylere gidenlere…  Hani anlasak halden, dertleşsek dedik ya içten…  Aslında Doğu Ekspresi kültürel bir mozaiğin seyahati…  Çektiğin görsellerden cok gördüğün ve gözlemlediklerinden ibaret olmalı…

Sözün özü paylaşarak hayata değer katmalı insan…

Bu arada bu deneyimlerimizi derlediğim yazımı Sabah Gazetesi’nde de yer verildi. Haberi linkten bulabilirsiniz; https://www.sabah.com.tr/fotohaber/turizm/son-zamanlarin-trendi-dogu-ekspresi

Bambaşka diyarlardan hikayelerle görüşmek üzere…

Sevgiyle kalın…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Comments are closed.